1
Hamiyet Yüceses'in bir şarkısı var,
"Akşamın olduğu yerde,
bekle diyorsun,
gelmiyorsun..."
şimdi de öyle,
akşam oluyor, yağmur yağıyor,
"bekle" diyor sanki bir sevgili,
"gelmiyorsun", yağmur yağıyor,
bir cenaze töreni var televizyonda,
yağmur yağıyor câmiinin bahçesine,
"bekle" diyor sanki bir sevgili,
"gelmiyorsun",
bir gazeteci,
bir sürü insan,
bir sürü ses, bir sürü bakış,
"Akşamın olduğu yerde".
2
Teşvikiye'den çok geçerdim!
kimi zaman Şişli'den yürürdüm,
kimi zaman Maçka'dan,
kâh oradan, kâh buradan,
câmiinin çevresinden geçerdim,
akşamları da uğrardım Teşvikiye'ye,
kalabalıkken caddeler,
Nişantaşı'na doğru yürürdüm,
ya Şişli'den Mecidiyeköy'e,
ya da Harbiye'den Taksim'e,
akşamları kalabalık olurdu,
sabahları ise kimseler olmazdı,
caddelerde yürürdüm,
ya Beşiktaş'ta kahvaltı yapardım,
ya Kadıköy'e geçerdim.
3
"Akşamın olduğu yerde",
ama, akşamın nerede olacağını bilmezdim,
belki de okula giderdim,
Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşıyordum,
akşam, okulun yemekhanesine giderdim,
akşam, kütüphaneye giderdim,
kantinde bir mola verirdim,
geceye kadar kitap okurdum,
sabahları ya derste olurdum,
ya da dolaşırdım İstanbul'u,
akşamın nerede olacağını bilmezdim,
Yalova Vapuru'na yetişirdim Cuma günleri,
Yalova Balıkçılar Lokali'nde çay içerdim akşam.
4
"Akşamın olduğu yerde" diyor,
Hamiyet Yüceses, "bekle diyorsun, gelmiyorsun,"
ben, bir yerlere mutlaka geliyordum akşamları,
mutlaka uğruyordum bir yerlere,
mutlaka bir yerlerde olurdum akşamları,
ama, Hamiyet Yüceses, "gelmiyorsun" diyor,
başka bir yerde bekliyormuş gibi,
ben, başka yerlere varırken,
Hamiyet Yüceses, "başka bir yerde"ymiş gibi,
Milan Kundera'nın "Yaşam Başka Yerde" kitabı gibi,
"bekle diyorsun,
"gelmiyorsun,"
ama, ben, bir yerlere mutlaka geliyordum akşamları
akşamın nerede olacağını bilmeden.
SİNAN ÖNER
Hamiyet Yüceses'in bir şarkısı var,
"Akşamın olduğu yerde,
bekle diyorsun,
gelmiyorsun..."
şimdi de öyle,
akşam oluyor, yağmur yağıyor,
"bekle" diyor sanki bir sevgili,
"gelmiyorsun", yağmur yağıyor,
bir cenaze töreni var televizyonda,
yağmur yağıyor câmiinin bahçesine,
"bekle" diyor sanki bir sevgili,
"gelmiyorsun",
bir gazeteci,
bir sürü insan,
bir sürü ses, bir sürü bakış,
"Akşamın olduğu yerde".
2
Teşvikiye'den çok geçerdim!
kimi zaman Şişli'den yürürdüm,
kimi zaman Maçka'dan,
kâh oradan, kâh buradan,
câmiinin çevresinden geçerdim,
akşamları da uğrardım Teşvikiye'ye,
kalabalıkken caddeler,
Nişantaşı'na doğru yürürdüm,
ya Şişli'den Mecidiyeköy'e,
ya da Harbiye'den Taksim'e,
akşamları kalabalık olurdu,
sabahları ise kimseler olmazdı,
caddelerde yürürdüm,
ya Beşiktaş'ta kahvaltı yapardım,
ya Kadıköy'e geçerdim.
3
"Akşamın olduğu yerde",
ama, akşamın nerede olacağını bilmezdim,
belki de okula giderdim,
Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşıyordum,
akşam, okulun yemekhanesine giderdim,
akşam, kütüphaneye giderdim,
kantinde bir mola verirdim,
geceye kadar kitap okurdum,
sabahları ya derste olurdum,
ya da dolaşırdım İstanbul'u,
akşamın nerede olacağını bilmezdim,
Yalova Vapuru'na yetişirdim Cuma günleri,
Yalova Balıkçılar Lokali'nde çay içerdim akşam.
4
"Akşamın olduğu yerde" diyor,
Hamiyet Yüceses, "bekle diyorsun, gelmiyorsun,"
ben, bir yerlere mutlaka geliyordum akşamları,
mutlaka uğruyordum bir yerlere,
mutlaka bir yerlerde olurdum akşamları,
ama, Hamiyet Yüceses, "gelmiyorsun" diyor,
başka bir yerde bekliyormuş gibi,
ben, başka yerlere varırken,
Hamiyet Yüceses, "başka bir yerde"ymiş gibi,
Milan Kundera'nın "Yaşam Başka Yerde" kitabı gibi,
"bekle diyorsun,
"gelmiyorsun,"
ama, ben, bir yerlere mutlaka geliyordum akşamları
akşamın nerede olacağını bilmeden.
SİNAN ÖNER
Aucun commentaire:
Enregistrer un commentaire