dimanche 30 décembre 2012

Atlarla Komşu, Balıklarla Komşu

1
Atlarla komşu yaşadım,
atların arasından yürürdüm,
arabalarına bağlı atlar,
yük taşımak için,
terlemiş, yorulmuş atlar,

atlarla komşu yaşadım,
dizginleri arabacıların ellerinde,

Atlarla komşu yaşadım,
kişnemelerini işitirdim atların,
ayak seslerini işitirdim,
arabalarında yükler vardı,
koşmalarını görürdüm atların.

2
Balıklarla komşu yaşadım,
kâh Moda kıyılarında,
kâh Yalova kıyılarında,
Marmara balıklarına komşuydum,
sürüler halinde yüzerlerdi,

balıklarla komşu yaşadım,
ağlara kapılırlardı balıklar,

Balıklarla komşu yaşadım,
kâh Ege kıyılarında,
kâh Akdeniz kıyılarında,
İzmir'in balıklarını seyrederdim,
Mersin'in balıklarını seyrederdim.

balıklarla komşu yaşadım,
ağlara kapılırlardı balıklar.

SİNAN ÖNER  
          

     

samedi 29 décembre 2012

Akşam Bulutları

1
Akşam bulutları ile, 
hava kararmadan az önce,
kızaran ufkun bulutlanmış göğüne,
bir şiir yazmak istedim,
bir saptama,
Hindistan'ı çağrıştıran evlerle, ağaçlarla,
filmlerden, şiirlerden hatırladığım Hindistan'ı,
bir umutsuzluk çağrışımı ile, 
bir dinlenme olanağının sentezinde,
bir şiir,

Akşam bulutları ile,
hızar makinelerinin sesleriyle,
orman köylerini çağrıştıran seslerle,
akşam bulutlarının donmuş uyumunda,
bir şiir.

2
Akşam bulutları,
güneşin çoktan yitmiş uzaklığında,
ayın farklı bir görkemle gelmiş ışığında,
uçsuzluk sonsuzluk çağrışımında,
bir şiire esin olmak isteyen akşam bulutları,

Yalnızlık uykusundan uyanmış gözlerimle,
bakıyorum bana Hindistan'ı düşündüren dışarıya,
yalnızlığım da görelidir bu anda, dışarı da,
ama, her şey birer gerçek, birer varoluş,
bir şiirde belirmeye arzulu.

SİNAN ÖNER                

  
      

vendredi 28 décembre 2012

Şişli'de Bir Gezinti

1
Şişli'de yürüyorum, 
Şişli Camii, şurası,
bir pasajda, bir hamburger yiyorum, 
pasajın içinde dolaşıyorum,
pasajdan ayrılıyorum sonra,
Şişli Camii, şurası,
Taksim'e doğru yürüyorum,

Şişli Durağı'ndan geçiyorum,
caddenin iki yanında yüksek binalar,
mağazalar, evler, salonlar,
yalnızım yürüyüşümde,
Osmanbey'e yaklaşıyorum,
Rumeli Caddesi'ne bakıyorum, Nişantaşı'na gidiyor cadde,
Harbiye'ye varıyorum,
bir salonda, muhallebi yiyorum, 
Harbiye'den Elmadağ'a yürüyorum,
Hilton'u görüyorum bir ara,
Sheraton'u, Divan'ı görüyorum, 
oteller ardı sıra, İstanbul Radyosu'nu görüyorum,
artık Şişli'de değilim,
Şişli'den çok uzağım sanki,
Taksim'e yaklaşmışım,
Taksim Alanı'nda yürüyorum,
Taksim Anıtı'nı seyrediyorum,
The Marmara'yı, Atatürk Kültür Merkezi'ni,
İstiklâl Caddesi kalabalık yine,
Sıraselviler Caddesi'nde yürüyorum,
hatıralarım beni terketmiyor, ben hatıralarımı seviyorum.

2
Şişli'de başlayan yürüyüşüm,
Taksim'de sona ermiyor,
Taksim'de kalmıyorum,
bir vapura biniyorum Karaköy'de,
Kadıköy'e geçiyorum,
Topkapı Sarayı'nı seyrediyorum vapurda,
Kızkulesi'ni seyrediyorum,
uzaklarda Kuleli, Boğaziçi Köprüsü, Beylerbeyi Sarayı,
Kadıköy'de yürüyorum sonra,
bir yerde durmalıyım, bir yerde kalmalıyım,
bir yerde uyumalıyım,
Moda'da bir kafede çay içiyorum,
hatıralarım beni terketmiyor, ben hatıralarımı seviyorum.

SİNAN ÖNER                     

mardi 18 décembre 2012

Yağmurlu Bir Salı

1
"Bu Salı" kitabını okumuştum,
Wolfgang Borchert'in,
savaş yıllarını anlattığı öykülerini,

Salı, bugün de Salı,
yağmurlu bir Salı,
savaş, ötelerde, uzaklarda,
barış yıllarının da öyküleri vardır,
şiirleri vardır savaş yıllarının şiirleri gibi,
Konstantin Simonov, "Bekle Beni" der bir şiirinde,
Nâzım Hikmet, "Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey" der,

"Savaş ve Barış"ı yazmıştı Lev Tolstoy,
bin sayfada anlatmıştı herşeyi,
bir romanda anlatmıştı, "savaş ve barış" yıllarını,
barış yıllarını anlatan bir roman da,
Honoré de Balzac'ın "Vadideki Zambak"ı idi,

Salı, bugün de Salı,
yağmurlu bir Salı.

2
Yağmurlu bir Salı,
öykülerde, romanlarda, şiirlerde,
yıllarca, yağmurlu günlerde,
kitaplar okumuştum,
öyküler, romanlar, şiirler,

Yağmurlu bir Salı,
sinema kitapları okumuştum,
yağmurlu günlerde,
tiyatro kitapları okumuştum,
okumak da bir hatıraymış,

Yağmurlu günler de,
hatıralara dönüşmüş,
kitaplar gibi, 
birbirinden farklıdır günler.

SİNAN ÖNER

 
 

samedi 15 décembre 2012

İstiklâl Caddesi'nde Bir Gezinti

1
Beyoğlu'nda, İstiklâl Caddesi'nde bir gezinti,
sabahleyin, 
önce bir kahvaltı,
sonra bir Türk Kahvesi,
sonra da uzun bir yürüyüş,
ta Galata Kulesi'ne dek,
Taksim Alanı'ndan başlar gezinti,
Galatasaray'dan Tünel'e,
Galata Kulesi'nin çevresinde bir dinlenme,
bir çay molası bir kafede,
Kuledibi'nde,

İstiklâl Caddesi'ne doğru yeniden yürümek,
Tünel'deki resim sergilerini ziyâret,
kitabevlerinde kitaplara bakmak,
Çiçek Pasajı'ndan geçip 
Balıkpazarı'nda bir midye tava ve bir bira, öğleyin,

İstiklâl Caddesi'ne çıkarken önce Nevizade Sokağı,
kalabalık bir sokaktır Nevizade,
biralar var masalarda,
Nevizade'den İstiklâl Caddesi'ne doğru,
Beyoğlu Sineması'na bir uğrarız,
Halep Pasajı'nda, hediyelikleri görürüz,
nasıl bir film varmış, film afişlerinden okuruz,

İstiklâl Caddesi'nde, iğne atsan yere düşmez,
bir kalabalık ki, sanki mahşer,
kimseye çarpmadan yürürüz,
bir meyhane arayışı başlar bizde,
Büyükparmakkapı sokağında buluruz,

İstiklâl Caddesi'nde bir gezinti yaptık,
sıra bir meyhanede, demlenmekte.

2
İstiklâl Caddesi'nde gece,
Taksim Alanı'na doğru yürürüz,
bir taksiye bineriz ya da bir dolmuşa,
ya da otoparkta bir otomobil vardır bizi bekleyen,
ya da bir otel vardır az ötede, 

İstiklâl Caddesi'nde gece,
bir Türk Kahvesi içer miyiz
bir kafe görürüz Taksim Alanı'na yaklaşırken,
bir kahve molası başlar, geceleyin,
İstiklâl Caddesi'nde.

SİNAN ÖNER