1
Başka bir söz dizimi bulmalıyım bu saatte.
Ruhun doğaçlama uçuşlarına elbise olsun diye.
Ateşli tutkularımızı anlatır belki, şiirsel kalkışların titreşimlerinde.
Hayat bu! Doğum, bir fışkırmadır farklı bir gözle bakarsan,
Bekleyişin sihirli ödülü!
Süpriz bir kucaklayış.
Ellerine tutuşturuverirler minik bir insanı.
2
Dedim bir daha derim,
Şiir, ruh kazanmasıdır zamanın.
Kan basıncı gibidir dizelerin uzanımları,
Akıp duran bir dere değil sade, çalkalanan bir deniz fırtınada.
Sunulmuş bir orman düşünelim Tanrı huzuruna,
Öylesine sağlam yapılı olmalı kelimelerin uyumu,
Ve karşıt sesler de dans etmeli bu uçsuz evrende.
3
Kapı dışarı edilsen de olduğun yerden gelirsin şiirimden içeriye.
Şiirim geniş bir dünya tasarımıdır algılayana.
İçinde her çeşit olasılık vardır sanki, her kelime iyi konumlanmışsa da.
Tanımlarından vazgeçtiğin anda gel!
Burada, şiirimin mekânında kavuşursun aradığın sıcaklığa.
Kâh öyle, kâh böyle. Bulursun sana ait ve sana uzak bir olanak, derli toplu yaşamaya.
Evet, benim şiirim, geniş bir kucaktır sanki, içinde tüm cinsel saplantılardan kurtulduğun. Şiirim, aklın zorlanmadan akmasıdır geleceğe, belleğin geçmişe hayıflanmadan bakmasıdır belki de.
Kesinlikleri bir yana attığında gel!
Şiirimde seni dinlendiren bir yastık her zaman saklı olacak.
Ellerinle sevmek isteyeceksin hem de, başını dinlendirdiğin bu sonsuz akışı.
Kadife bir eldiven gibi saracak şiirim ruhunu, inanılmaz bulursun belki de.
Sanrılarının üstüne yürüyebildiğinde gel.
Bulursun pek çok dayanak seni geceden ve karanlıktan geçiren,
Şiirimde, Pusular kurmadan hazırladığım uçsuz yolunda düşlerimin ve gerçeklerimin.
SİNAN ÖNER
21 Haziran 2004