vendredi 26 avril 2013

Şiir Yazmaya

1
Nâzım Hikmet'in yazdığı şiirleri okurken,
yeni şiirler yazmak, Nâzım Hikmet'ten başka, yeni bir şair olmak,
yoksa mümkün değil mi, diye sorarmış şairler,
ben de sormuştum, 

ilk şiirlerimi ortaokul yıllarımda yazmaya başlamıştım,
serbest şiirlerdi, aruz ya da hece ölçüsü ile yazmamıştım,
Orhan Veli, Hasan Hüseyin, Tevfik Fikret etkisinde şiirlerdi,
sonra, lise yıllarımda şiirlerim çoğaldı,
dünya şiirinden çeviriler okudum,
Türkçe şiirin örneklerini okudum,
Divan şairlerini, Halk şairlerini okudum,
Nâzım Hikmet'in tüm şiirlerini okudum,

şiir yazmayı doğal bir etkinlik olarak seçmiştim,
her gün şiirler yazardım,

üniversite yıllarımda da yeni şiirler denedim,
şiirlerimi yayınlamazdım,
ama, yayınlıyormuş gibi çalışırdım şiirlerimi,

sonra, şiir yazmayı unuttum!

yıllarca hiç şiir yazmadım.

2
Şiir yazmaya yıllar sonra başladım,
etkilenimlerden uzak,
yeni bir şiir denedim,
Japonca'ya çevrildi şiirlerim ve yayınlandılar,

bir dönemdi bu, onlarca şiir yazmıştım,
sonra şiir yazmayı yine bıraktım,
yeni bir şiir yazma dönemi başlayıncaya kadar,

şiir sanatının özelliklerini,
şiir yazarken uygulamak,
işte bu idi işim, sürüp gidecekti şiir,
yeni biçimlerde, yeni esinlenmelerle,
şiirimi yenileyecektim yine.

SİNAN ÖNER

lundi 22 avril 2013

Sirkeci'den Cağaloğlu'na Yürürken

1
Sirkeci'de vapurdan iniyorum,
Sirkeci Garı'nın önünden geçiyorum,
Cağaloğlu'na doğru yürüyorum,

Bir kapıda, "Burhan Apaydın, Avukat" yazısı var,
Bir süre yazıya bakıyorum,
Büroya uğrayıp, Burhan Apaydın'la konuşmak var,
Ama, bir türlü uğramıyorum büroya,

Yıllar önce, daha lisede bir öğrenciyken,
İstanbul'un semtlerinde dolaşırken,
"Burhan Apaydın, Avukat" yazısına rastlıyorum,

Yıllar sonra, Boğaziçi Üniversitesi'nde,
Araştırma tezi yazıyorum,
İstanbul Barosu İlk Başkanı Lütfi Fikri Bey'in günlüklerini okuyorum,
İstanbul Barosu'nda bir çok avukat arkadaşlar ediniyorum,
"Burhan Apaydın, Avukat" yazısını hatırlıyorum,

Sirkeci'de vapura biniyorum,
Kadıköy'de vapurdan iniyorum,
Yıllar önce,
Yıllar sonra.

2
"Burhan Apaydın, Avukat" yazısını yıllardır görmüyorum,
Sirkeci'ye yıllardır gitmiyorum,
Kadıköy'e yıllardır gitmiyorum,
İstanbul Barosu'ndan hiç bir avukat arkadaşım yok,
Çoktandır üniversitede araştırma yazıları yazmıyorum,

Bir gazetede, Burhan Apaydın'ın fotoğrafına rastlıyorum,
Burhan Apaydın'ın biyografisi ile ilgili bilgiler okuyorum,
Eski arkadaşlarının söylediklerini okuyorum,
Yıllardır İstanbul Barosu seçimlerini düşünmüyorum.

SİNAN ÖNER

dimanche 31 mars 2013

Bir Akdeniz, Bir Ege, Dalgalı Bir Şiir

1
Antalya'da, Beydağları'nı seyrediyorum,
Kaleiçi'nde, bir kafedeyim, 
Beydağları görkemli, 
Akdeniz dalgalanıyor, 
bir marinada ise, dinginlik var,
kayıklar, tekneler kıyıya demirlenmiş,
dingin bir akşamın konukları turistler,
Kaleiçi'nde, bir kafedeyim,
biraz sonra, kalkıyorum, yürüyorum,
Kaleiçi'nin sokaklarından geçiyorum,

Antalya'da çok kalmamıştım,
Beydağları'na açılıyorum,
yaylalardan geçiyorum,
Fethiye'ye varıyorum,
saatler sonra,

Fethiye'de yürüyorum,
Gökova Körfezi'ne doğru hareket ediyorum,
Dalaman'dan, Köyceğiz'den geçiyorum.

2
Akdeniz kıyılarında,
yıllarca dolaşmıştım,
Ege'ye doğru açılmıştım,
Akdeniz kıyılarında,
yıllarca yaşamıştım,

Mersin'deyim, yıllar sonra,
kıyıda yürüyorum,
Toros Dağları'nı seyrediyorum,
bir marinada, bir balıkçı lokalindeyim,
kayıklar, tekneler kıyıya demirlenmiş,

Akdeniz balıklarını seviyorum,
Mersin'deyim, yıllar sonra,
kıyıda yürüyorum, 
bir yat limanından geçiyorum,
bir marinada, bir balıkçı lokalindeyim,

Akdeniz kıyılarında,
yıllarca dolaşmıştım,
Ege'ye doğru açılmıştım,
İzmir'in kıyılarında yürüyorum,
Kordon'da, bir kafedeyim,
İzmir Körfezi, dalgalanmış,
Bir şiir yazıyorum.

SİNAN ÖNER

jeudi 28 mars 2013

Bir Üniversitenin Bahçesinde

1
Bir soru ile uyanıyorum,
dünyanın oluşumunu araştırıyorum,
kitapların arasındayım,
Kadıköy'deyim sanki ya da Rumelihisarüstü'nde,
ilk toplumların oluşumunu araştırıyorum,
Germen kabileleri,
Türkmen kabileleri anlatan kitaplar var kitaplığımda,
dünyanın oluşumundan çok sonra,
insanlığın tarihi başlıyor,
Asya ormanlarında, bozkırlarında,
Afrika'da, Güney Avrupa'da,

bir soru ile uyanıyorum,
ortaçağ toplumlarını araştırıyorum,
insanlığın tarihinde yeni dönemler vardır,
köleci toplumlardan ortaçağ toplumlarına geçerken,
neler oldu, nasıl oldu?

Rönesans'ı anlatan kitaplar var kitaplığımda,
Hristiyanlığın tarihini,
Kadıköy'deyim ya da Rumelihisarüstü'nde,
modern çağın oluşumunu araştırıyorum,
Aydınlanma'yı, Sanayi Devrimi'ni, Sosyalizm'i,
kitaplığımdaki tarih kitaplarında,
felsefe kitaplarında,

bir soru ile uyanıyorum,
dünyanın geleceğini araştırıyorum,
Kadıköy'deyim ya da Rumelihisarüstü'nde,
Boğaziçi Üniversitesi'nde okuyorum,
bir öğrenciyim.

2
Dünya, bir soru yapısı gibi yükseliyor,
bir yanıtlar sergisi gibi çoğalıyor,
matematik, geometri, fizik, kimya,
biyoloji, jeoloji, botanik, zooloji, 
bir bilimler tarihi kuşatıyor dünyayı,
bir üniversitenin dünyası bu,
dünya, bir araştırmalar yapısı gibi,
bir buluşlar sergisi gibi çoğalıyor,

Dünyayı, bir öğrencinin zekâsıyla araştırıyorum,
bir soru ile uyanıyorum,
bir üniversitenin bahçesinde yürüyorum,
okuduğum üniversite bu,
Boğaziçi Üniversitesi, 
dünyanın oluşumundan binyıllar sonra,
üniversitenin kitaplığındayım,
kitapların arasındayım,
bir soru ile uyanıyorum.

SİNAN ÖNER



lundi 25 mars 2013

Gölge Şiiri

1
Bir gölge beni izler,
benim gölgem, aynı kişi gibiyiz yürürken,
ben ve gölgem,
gölgeme bakarım yolda,
gölgem benden daha mı yakışıklıdır ne?
gölgemin hareketlerini izlerim yolda,
güneşte ya da sokak lambalarının ışığında,

Bir gölge beni hiç yalnız bırakmaz,
benim gölgem, az ötemde beni izler,
ben de gölgemi izlerim,
hareketlerini izlerim gölgemin,
güneşte ya da sokak lambalarının ışığında.

2
Gölgemle yıllarca yaşamıştım,
büyük kentlerin caddelerinde,
okuduğum okullarda,
yaşadığım kentlerde,
gölgemle arkadaş olmuştum,
gölgemi gezdirmekten hoşlanırdım,
hiç yorulmazdı gölgem,
hiç yakınmazdı,

Gölgemle yıllarca yaşamıştım,
bana hiç öfkelenmezdi sanki,
nereye gidersem az ötemdeydi,
benden hiç kopmazdı sanki,
beni izlerdi gölgem.

SİNAN ÖNER

samedi 23 mars 2013

Bir Kent, Bir Kıyı, Bir Düşünce

1
Bir kıyıdayım,
ağaçların arasında,
bir kafedeyim, çay içiyorum,
karşımda İstanbul kıyıları, uzaklarda,
seni düşünüyorum,
neredesin, İstanbul'da mısın?
İstanbul kıyılarına bakıyorum,
bakışlarımı hisseder misin?
ağaçların arasında,
bir kafedeyim,
seni düşünüyorum,

Yürüyorum kıyıda,
çocuklar oyunlar oynuyorlar,
çevrede apartmanlar,
kıyıda oyun bahçeleri, kortlar, spor sahaları,
yıllar önce yürüdüğüm caddelerde,
yeniden yürüyorum,
seni düşünüyorum,
sen de yürüyor musun bu kıyıda, 
bilmiyorum.

2
Bu kent, yıkılmış, sonra yeniden kurulmuş bir kent,
büyük sarsıntılar yaşamış,
yeniden yapılandırılmış,
ben, çok önceden yaşamıştım bu kentte,
yürürken, yalnızlığımda bir derinlik var,
yeni insanların arasındayım,
yeni bir dekor var çevremde,
çok önceden yaşamıştım bu kentte,
kimse kalmamış gibi tanıdığım,
herkes, yeni yerleşmiş gibi bu kente,

sen, çok önceden de benden uzakta gibiydin,
şimdi de, çok uzakta gibisin benden,
seni özlemem doğaldı çok önceden de,
şimdi de seni özlemem doğal,
seni dinlerken, sesinde,
çok önceden yaşadıklarımı hatırlıyorum,
seni dinlerken, sesinde,
şimdi yaşadıklarımı tanımlıyorum,
bu kentte yaşadıklarımı,

ben de, yıkılmışım, yeniden yapılanmış gibiyim bu kentte,
bir kıyıdayım,
İstanbul kıyılarını seyrediyorum,
seni görüyormuşum gibi uzaklardan,
seni düşünüyorum.

SİNAN ÖNER

lundi 11 mars 2013

Bugün 11 Mart, Japonya'da Yaşandı

1
Bugün 11 Mart,
Sendai Depremi'nin yıldönümü,
Japonya'da önce büyük bir deprem, sonra da "tsunami" olmuştu,
Okyanus dalgaları kasabalara, köylere doğru yükselmişti,
binlerce insan Okyanus'a gömüldüler,
fotoğrafları, filmleri, haberleri hatırlayınca,
ne korkunç bir felâketin kurbanları olduklarını anlıyoruz,

Bugün 11 Mart,
bir "insanlık trajedisi"nin yıldönümü,
Japonya'da, önce büyük bir deprem, sonra "tsunami" olmuştu,
Okyanus dalgaları, kasabalara, köylere doğru yükselmişti.

2
Fukushima'da ise, bir "insanlık trajedisi" daha vardı,
Fukushima Nükleer Santrali'nin bazı üniteleri,
deprem nedeniyle bozulmuştu,
"radyasyon sızıntısı" yayılmaya başlamıştı,
milyonlarca insanın etkilendiği bir "radyasyon sızıntısı"ndan bahsediyorlardı,
Tokyo'da bile herkes kaygılanıyordu,
"radyasyon sızıntısı"nın Tokyo'ya kadar ulaşacağı -hatta, ulaştığı- söylenmekteydi,

11 Mart Depremi, Sendai'yi dünyaya öğrettiği gibi,
Fukushima'yı da dünya öğrendi,
Japonya'da, önce büyük bir deprem, sonra "tsunami",
sonra da "nükleer santral kazası" olmuştu,

"insanlık trajedisi"nin yıldönümü bugün,
11 Mart, Japonya'da yaşandı,
dünyayı etkiledi,
Okyanus'un korkunç dalgaları altında kaldı, kasabalar, köyler,
11 Mart, Japonya'da yaşandı.

SİNAN ÖNER