1
Beyoğlu'nda, yürürdüm akşamları,
Taksim Alanı'ndan İstiklâl Caddesi'ne,
ta Galata'ya, hatta Sirkeci'ye kadar,
bir mahşer kalabalığının arasındaydım,
vitrinlerin ışıkları ile aydınlanmış caddede,
akşamları yürürdüm Beyoğlu'nda,
hiç korkmadan, hiç ürkmeden,
hiç şaşırmadan,
Beyoğlu'nda ilk yürüdüğüm yıllarda,
İstiklâl Caddesi trafiğe açıktı,
arabalar, otobüsler,
akan trafiğin içinde,
vitrinleri seyrederdim yürürken kaldırımlarda,
Beyoğlu, farklı bir dünyadır sanki,
başka semtlerden farklıdır,
neden böyle kalabalıktır Beyoğlu caddeleri?
Beyoğlu'nda ne yapardım yürümek dışında?
Beyoğlu'nda, yemek yerdim restoranlarda,
kahve ya da çay içerdim kafelerde,
içki içerdim barlarda, restoranlarda,
mağazaları dolaşırdım,
kitabevlerini dolaşırdım,
sinemaya giderdim Beyoğlu'nda,
tiyatroya giderdim Beyoğlu'nda,
konferanslar izlerdim Beyoğlu'nda,
müzik dinlerdim Beyoğlu'nda,
sinema okulunda okumuştum Beyoğlu'nda,
Beyoğlu'nda ne yapardım yürümek dışında?
sanat galerilerini, müzeleri dolaşırdım Beyoğlu'nda,
İstanbul Sanayi Odası'nda tarih sergileri açmıştım,
Odakule'deki sergi salonunda,
İstanbul Sanayi Odası Kütüphanesi'nde çalışmıştım,
Yapı Kredi Bankası Sermet Çifter Kütüphanesi'ne uğrardım,
Beyoğlu'nda, lise yıllarım geçmişti,
üniversite yıllarım geçmişti,
Beyoğlu'nda, yürürdüm akşamları.
2
Beyoğlu'nda,
çok insanlar tanımıştım,
şairler, sinemacılar, tiyatrocular, yazarlar, gazeteciler,
siyasetçiler, sendikacılar, profesörler,
restoran işletmecileri, otel işletmecileri,
esnaflar, müzisyenler, sanayiciler, tacirler,
balıkçılar, midyeciler, çiçekçiler, garsonlar,
Beyoğlu'nda,
çok insanlar tanımıştım,
liberaller, sosyalistler, sosyal demokratlar,
komünistler, demokratlar,
çeşit çeşit siyasetten insanlar tanımıştım,
Beyoğlu'nda,
çok insanlar tanımıştım,
çeşit çeşit kitaplar yazmış yazarlar,
çeşit çeşit filmler yapmış sinemacılar,
çeşit çeşit resimler yapmış ressamlar,
çeşit çeşit oyunlar oynamış tiyatrocular,
çeşit çeşit şiirler yazmış şairler,
çeşit çeşit dersler, konferanslar vermiş profesörler,
çeşit çeşit fabrikalar kurmuş sanayiciler,
çeşit çeşit haberler yazmış gazeteciler,
çeşit çeşit düşünceler üretmiş filozoflar,
Beyoğlu'nda,
yürürdüm akşamları,
ve sabahları kahvaltı yapardım,
Beyoğlu'nda, yürürdüm geceleri de.
SİNAN ÖNER
Beyoğlu'nda, yürürdüm akşamları,
Taksim Alanı'ndan İstiklâl Caddesi'ne,
ta Galata'ya, hatta Sirkeci'ye kadar,
bir mahşer kalabalığının arasındaydım,
vitrinlerin ışıkları ile aydınlanmış caddede,
akşamları yürürdüm Beyoğlu'nda,
hiç korkmadan, hiç ürkmeden,
hiç şaşırmadan,
Beyoğlu'nda ilk yürüdüğüm yıllarda,
İstiklâl Caddesi trafiğe açıktı,
arabalar, otobüsler,
akan trafiğin içinde,
vitrinleri seyrederdim yürürken kaldırımlarda,
Beyoğlu, farklı bir dünyadır sanki,
başka semtlerden farklıdır,
neden böyle kalabalıktır Beyoğlu caddeleri?
Beyoğlu'nda ne yapardım yürümek dışında?
Beyoğlu'nda, yemek yerdim restoranlarda,
kahve ya da çay içerdim kafelerde,
içki içerdim barlarda, restoranlarda,
mağazaları dolaşırdım,
kitabevlerini dolaşırdım,
sinemaya giderdim Beyoğlu'nda,
tiyatroya giderdim Beyoğlu'nda,
konferanslar izlerdim Beyoğlu'nda,
müzik dinlerdim Beyoğlu'nda,
sinema okulunda okumuştum Beyoğlu'nda,
Beyoğlu'nda ne yapardım yürümek dışında?
sanat galerilerini, müzeleri dolaşırdım Beyoğlu'nda,
İstanbul Sanayi Odası'nda tarih sergileri açmıştım,
Odakule'deki sergi salonunda,
İstanbul Sanayi Odası Kütüphanesi'nde çalışmıştım,
Yapı Kredi Bankası Sermet Çifter Kütüphanesi'ne uğrardım,
Beyoğlu'nda, lise yıllarım geçmişti,
üniversite yıllarım geçmişti,
Beyoğlu'nda, yürürdüm akşamları.
2
Beyoğlu'nda,
çok insanlar tanımıştım,
şairler, sinemacılar, tiyatrocular, yazarlar, gazeteciler,
siyasetçiler, sendikacılar, profesörler,
restoran işletmecileri, otel işletmecileri,
esnaflar, müzisyenler, sanayiciler, tacirler,
balıkçılar, midyeciler, çiçekçiler, garsonlar,
Beyoğlu'nda,
çok insanlar tanımıştım,
liberaller, sosyalistler, sosyal demokratlar,
komünistler, demokratlar,
çeşit çeşit siyasetten insanlar tanımıştım,
Beyoğlu'nda,
çok insanlar tanımıştım,
çeşit çeşit kitaplar yazmış yazarlar,
çeşit çeşit filmler yapmış sinemacılar,
çeşit çeşit resimler yapmış ressamlar,
çeşit çeşit oyunlar oynamış tiyatrocular,
çeşit çeşit şiirler yazmış şairler,
çeşit çeşit dersler, konferanslar vermiş profesörler,
çeşit çeşit fabrikalar kurmuş sanayiciler,
çeşit çeşit haberler yazmış gazeteciler,
çeşit çeşit düşünceler üretmiş filozoflar,
Beyoğlu'nda,
yürürdüm akşamları,
ve sabahları kahvaltı yapardım,
Beyoğlu'nda, yürürdüm geceleri de.
SİNAN ÖNER
Aucun commentaire:
Enregistrer un commentaire